23 Aralık 2025 Salı

Şapka Kararı

 

İçimdeki sokaklar ıssız. Elimi ayağımı çekeli çok oldu mahalleden. O kadar azaldım ki, aynaya baksam kendimi göremeyebilirim. Sevmediğim şapkalar takıyorum. Üstelik şapkanın haberi yok sevilmediğinden. Uzattıkça uzatıyor mesaiyi. Sardıkça sarıyor kafamı, gözümü, elimi, kolumu. "Yahu biraz da öteki şapkalarımı takmak istiyorum" diyecek oluyorum. Bakıyorum etrafıma, göremiyorum hiç birini. Hayalini kurduğum ideal şartlar oluştuğunda takacağımı düşünerek ve umarak çok derinlere veya çok yukarılara kaldırmışım.

Eğri oturalım doğru konuşalım. Bu sevmediğim şapkanın kafamdan çıktığı anlar da oluyor arada. Olmuyor değil. Yani sevdiğim şapkalardan birini takmak için kafamın görünürde müsait olduğu anlar... Görünürde dedim evet. Zira o anlarda sevdiğim o şapkayı kaldırdığım yerden arayıp bulup kafama geçirecek ne halim ne isteğim oluyor. Hakkını veremeyeceğimi, o güzelim şapkayı hak ettiği şekilde taşıyamayacağımı düşünüyorum. 

Bu gidişata müdahale etmek, şapkaların kontrolünü elime almak için bir adım atmam gerekiyor ama bunun için hazır hissetmiyorum kendimi. Hazır hissetmem lazım, öyle diyordum kendime. Sonra nerede kimin paylaşımında gördüm anımsayamıyorum ama şöyle bir söz okudum. "Hazır olmak bir duygu değil, bir karardır." 

Ahmet Kaya'nın "Karar Vermek Zor" diye bir şarkısı var. Diyor ki

"Düşmüşüm bir çukura, canım yanıyor. Yaşasam mı, ölsem mi? Karar vermek zor"